Dienstag, 8. Dezember 2015

23 kasımlarda,  gece 12:00 de Klaus evde bir yere sakladığı çiçek demeti ile sürpriz yapıp, doğum günümün ilk dakikalarını  kutlardı, sabah da annem arardı…saat 16: 00 sıralarında doğduğumu, yılların ne çabuk geçtiğini falan konuşurduk annemle, bazen bebeklik fotoğraflarımızın olduğu albümlere tekrar baktığını anlatırdı, çocukluk halimizi, hepimizin bir arada olduğu zamanları özlediğini düşünürdüm o zaman…
Bu sabah , elliye üç kala doğum günümde,  bir rüyanın ortasında uyandım…Sigmund Freud bilirlere, severlere yem olacağımı bile bile yazıyorum burada…Klaus ile kazıda idik, tatil günü idi, geziye gidecektik , onun için Klaus neşeliydi, gene mavi gömleğinin kollarını dirseğine kadar buruş buruş kıvırmış halde beni ve ekibi bekliyordu…Ben sürekli gözünün içine bakıyor, öğlen oldu hala hatırlamadı doğum günümü diye üzülüyordum…bu arada başka arkeolog tanıdıklar da resmi geçit halindeydiler, özellikle neolitik tayfası, Urfa kalabalıktı yani  rüyamda,  neyse ayıntıları atlıyorum, sonraki sahnede  arabadayız, Klaus direksiyonda, ben de yan koltuktayım ve hala ona bakıyorum, keşke diğerleri gelmese biz ikimiz gitsek geziye diye düşünüyorum(hafif bir bencillik?) Doğum günümü hala hatırlamadığı için kırgın değilim ona rüyamda ,aksine, unuttuğunu farkedince üzülecek şimdi diye düşünüyorum…sonra  başucumdaki telefonum  kimbilir neye beep lediyse , uyandım o sesle, gördüklerim de taptaze kaldı aklımda…bazen çok yoğun olur ya rüyalar, bir çeşit ‚second life‘  gibi,   başka bir boyutta başka bir yaşamdasın gibi sanki hani, öyleydi biraz..
Doğum günleri ve yılbaşlarında adet olduğu üzere, geleceğe dair ama hemen yarın boşverilecek hedefleri de aklımdan geçirdim bugün; artık iyi olacağım, erken yatıp erken kalkacağım, çok düzenli çalışacağım, hepimiz zaten öleceğiz onun için bana kalan zamanı iyi değerlendirip işlerimi bitireceğim, evden çıkma konusunu sadece mecbur olduğum zamanlarla sınırlamayıp, mesela hava almak, spor yapmak için de dışarı çıkacağım falan filan dedim kendi kendime…
Bir de bugün, karşı bir atakla ben hepinizin doğum gününü kutlamak istiyorum aslında. Son aylarda, hatta son bir yılı aşkın zamanda kutlayamadığım, özen gösteremediğim tüm doğum günleri  için beni mazur görünüz, bazen insanın eli ne kaleme, ne telefona, ne klavyeye gidemeyebiliyor... Bazen de böyle coşuyor insan yaz yaz bitiremiyor  anlatmak istediklerini…

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen